Eski Yunan olarak isimlendirilmiş kültürel yapı, döneminde çok güçlü sonuçlar üretmiştir.; Bu çok güçlü sonuçlar üzerinden günümüzde de var olmaya devam etmektedir.; Söz konusu sonuçların bu denli güçlü olmasının nedenlerinden biri, Doğu Akdeniz, Anadolu ve Önasya kültürlerinden büyük oranda etkilenmekle birlikte “sonuç” bağlamında sosyo-kültürel üretiminin özgün olmasında yatar.; Özgün olmayan bir şey, herhangi bir forma ve sosyo-kültürel üretime adını veremez.; Üretim süreci etkileşim yönüyle bağımlı ama üretimin sonucu bağımsızdır.; Modern çağlar pek az şeyi Eski Yunan Kültürü kadar çok sevmiş, üzerine düşünmüş, araştırmış, anlatmış, kopyalamış, yazıp çizmiş ve sürdürmüştür.; Peki o halde bu arzunun nedenleri nelerdir? Naratif Dönem öyküsel, söylemsel ve aktarımsal bir üretim aralığıdır.; Böyle bir kültürel dönemin arkeolojisi de söylemsel göstergeler odaklı bir arkeoloji olmak durumundadır.; Naratif Dönem’in arkeolojisi söylem arkeolojisidir.; Söylem olarak adlandırılan öyküsel formu mythoslar oluşturur.; Mythoslar birer anlamsal yapılardır.; Bu yapılar değişmez biçimde insanın bilinci ve bilinç dışı arasındaki işaret, ilişki, iletişim ve gerilimleri de ortaya koyar.; Mythos ile Logos arasındaki fark, çok anlamlılık ve sabit anlam arasındaki farktır.; Bu aynı zamanda Homeros ve Platon arasındaki farktır.; Homeros aşkın bir dünyanın şairi, Platon ise fiziki dünyanın mimarıdır.; Platon’dan çıkılamaz.
Bu ürün TURCSOFT ile listelenmiştir.